istanbul Psikolog ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi
istanbul Psikolog Şubelerimiz
Bakırköy | Beylikdüzü | Nişantaşı
Whatsapp Bilgi Hattı
0541 289 0 999
Mesaj Gönderin
bilgi@artipsikoloji.com

Boşanma Kararının Çocuklardaki Olası Etkilerini Azaltma Yolları

Boşanma, bir evlilik ilişkisi içerisinde en zorlu süreçlerden biri olabilmektedir. Boşanma isteğinin nedenlerini oluşturan durumlar eşleri ilgilendirdiği gibi evdeki çocukları da yakından ilgilendirmektedir. Yaşanan zorlu dönemler, tartışmalar ve anlaşmazlıklar her ne kadar çocuklara yansıtılmak istenmese de gergin ortam hemen çocukların radarına takılır. Zaman zaman tartışmalara da şahit olmaları çocukları yaşları fark etmeksizin derinden etkiler ve kendilerini sorumlu hissetmelerine neden olur.

Çocuklar yaşanan her durum ve olaya kendilerinin neden olduğunu düşünme eğilimindedirler. Bu nedenle bir kavga veya tartışmaya şahit olduklarında kendilerini sorumlu ve suçlu hissetme ihtimalleri oldukça yüksektir. Boşanma kararınızı çocuklarınıza anlattığınız zaman kendilerini sorumlu hissedebilir, sizleri barıştırmak için çabalayabilir, barışmadığınız takdirde de kendilerini güçsüz, değersiz ve başarısız hissedip hayal kırıklığı yaşayabilirler. Evliliği sonlandırmak istiyor fakat çocuklarınız için evliliği sürdürüyorsanız, yaşanan gerginlikler içerisinde çocuğun kendisini suçlu ve güvensiz hissetmesine neden olabilirsiniz. Çocuklar için en güvenli ortam kuşkusuz ki ebeveynlerinin yanıdır ancak ev içerisindeki gerginlik güven duygusunun hissedilmesine zarar veriyorsa bir daha üzerine düşünmek gerekmektedir.

Boşanmak istediğinizi çocuklarınıza anlatmadan önce her yolu denemenizde ve kararınızı netleştirmenizde fayda var. Ayrılma kararı verip, barışmak, sürekli düzen değişikliği yaşatmak çocukların ruhsal gelişimleri ve duygusal süreçleri açısından önerilen bir durum değildir. Boşanma kararınız net ise ebeveyn olarak bir araya gelebilir, detayları nasıl paylaşacağınız, neler konuşacağınızı birlikte tasarlamalı ve ortak bir dil benimsemelisiniz. Boşanma kararınızı açıklarken eşit sürelerde konuşmanızda, çocuğunuz için en uygun zamanlamayı ayarlamanızda, çocuğunuzun yaşını, duygusal ve ruhsal yapısını, başa çıkma becerilerini göz önüne alarak konuşmayı gerçekleştirmenizde fayda var.

Çocuklarda boşanma kararını öğrendikten sonra ebeveynleri barıştırma girişimleri, yeni duruma tepki gösterme, sürekli soru sorma, anne-babadan ayrılmak istememe, alt ıslatma, ders başarısında düşüş, aşırı hareketlilik, uyku ve yemek sorunları, içe kapanma, aşırı hareketlilik, öfke ve uyum sorunları, kaygı ve korkularda artış, baş ve karın ağrısı, bebeksileşme gibi psikolojik kökenli rahatsızlıklar yaşayabilirler. Duygusal olarak güvensiz, terk edilmiş, değersiz, hayal kırıklığına uğramış, mutsuz, arada kalmış, suçlu, sevilmeme, yalnız kalmış gibi hissedebilirler. Bu nedenle açıklamayı yaparken sorumluluğun onun değil size ait olduğunu, sizin karı-koca olarak ayrılacağınızı anne-baba olarak hep onun yanında olacağınızı ve seveceğinizi kesin, net ve anlaşılır bir biçimde anlatmanız önemli bir basamak olacaktır.

Boşanma kararınızı açıklarken bunda sonrasında neler olacağını, kendiniz ve onun için neler planladığınızı açık ve net bir biçimde anlatın. Hayatının geri kalanında ne yaşayacağına dair belirsizlik yukarıdaki durumların tetiklenmesine veya şiddetlenmesine neden olabilir. Açıklamalar mümkün olduğunca somut, basit, anlaşılır ve net olmalı; konuşma sırasında sabırlı, şefkatli, tutarlı ve ebeveyn olarak iş birliği içerisinde olmanız işleri kolaylaştıracaktır. Aynı zamanda değişimlerin haricinde nelerin aynı kalacağını anlatabilir, rahatlamış ve güvende hissetmesini sağlayabilirsiniz. Konuşma sırasında kendisini güvende hissettiği bir ortamda veya travmaya dönüşmesini önlemek için bir daha gitmeyeceğini düşündüğünüz sessiz sakin bir ortamda konuşmanız yararlı olabilir.

Konuşma sonrasında duygularını anlamak için konu ile ilgili kitapları birlikte okuyup üzerine konuşabilir, resim çizerek anlatmasına yardımcı olabilir, birlikte resimli kartlardan konu ile ilgili hikayeler oluşturabilir, serbest oyun saatleri düzenleyip kontrolün bir süre ona geçmesine izin verebilirsiniz. Bu süreçte fiziksel temastan kaçınmadan sıklıkla sevginizi belli eden şefkatli, iyi gelebilecek dokunuşları artırabilirsiniz (sarılmak, öpmek, sırtını okşamak, başını öpmek, koklamak vb.). Kendi duygularınızı belli limitlerle anlatabilir sonrasında bunun kendi sorumluluğunuz olduğunu ve başa çıkabilecek güçte olduğunuzu, zamanla alışıp her şeyi düzelteceğinizi söylemeniz ona güven verirken, çocuğunuza fazla yük vermemiş olursunuz. Ayrıca diğer ebeveyn ve ailesi hakkında olumsuz yorumlar yapmaktan kaçınmalı, çocuk için özel ve önemli günlerde bir arada olmaktan geri durmamanızda fayda var. Verilen tepkiler, yeni sürece adapte olmakta zorluk yaşarsanız bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyin.

Klinik Psikolog Duygu ERTEN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 + 3 =

ÜCRETSİZ SİZİ ARAYALIM