istanbul Psikolog ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi
istanbul Psikolog Şubelerimiz
Bakırköy | Beylikdüzü | Nişantaşı
Whatsapp Bilgi Hattı
0541 289 0 999
Mesaj Gönderin
bilgi@artipsikoloji.com

Çocuklara Eleştirmeden Sorumluluk Kazandırma

Sorumluluk bilinci üzerine çok emek verilmesi gereken, meyveleri zamanla toplanan, her gelişimsel alanla bağlantısı olan ve çocuğun kendine ait bilinç, algı ve duygularının yakından ilgilendiren bir konudur.

Sorumluluk ile özgüven arasında çok büyük bir bağlantı olup, ileriki dönemlerde çocuğun kişilik özelliklerini şekillendiren bir çerçeve oluştururlar. 2 yaştan itibaren kendi yemeğini yemek, suyunu içmek ya da odasını dağıtarak oynamak çocuklara büyük keyif verir. Üzerine döker, tutamaz, boğazına kaçar diye kendi işini yaparken engellemek çocuğun öz güvenini kırar, “beceriksizim” gibi düşüncelerin temelini atabilir. Zedelenen öz güven ile hata yapmaktan korkan çocuk dolayısıyla sorumluluk almaktan da korkar. Bu nedenle öncelikli olarak ebeveynlerin çocuklarının davranışları ile kişiliklerini birbirinden ayırmaları gerekmektedir. Farkında olmadan iyiliğine olduğunu düşündüğünüz eleştiriler bile “değersizlik” ve “sevilmeme” duygularının içselleştirilmesine neden olur. Okula başladıklarında ise ödev, okul kuralları gibi daha büyük sorumluluklara hazır olamazlar ve daha büyük sorunların yaşanmasına neden olabilir.

Çocuklar bir anda sorumluluk altına girmezler. Bu nedenle sorumluluk verirken bazı durumları göz önünde bulundurmak hem işiniz kolaylaştırır hem de görevler çocuk için işkence haline gelmez. Çocuğunuzu tanımak, nelerden hoşlandığını bilmek, bulunduğu yaş grubunun özellikleri ona görev verirken işinize yarayabilir. Böylelikle başaramayacağı bir yükün altında ezilmemiş olur, ilk başlarda zorlanabilir ama üstesinden takiple ve doğru yönlendirme ile gelebilir.

Kuralları ve görevleri önceden açıklamak, nasıl yapılacağını ve neden yapılması gerektiğini anlatmak çocuk için hem bilmediği bir şeyi öğrenmesine hem de ileriki dönemlerde üzerine ekleyerek başka sorumlulukların mantığını anlamasına kolaylık yardımcı olur. Verdiğiniz görevleri çocuğunuz yaparken mutlaka izleyin. Nasıl yapıyor, nerelerde zorluk yaşıyor size çocuğunuz hakkında bilgi verir. İzlediğiniz görevin olumlu ya da olumsuz geri bildirimini verin ve motive edici cümleler kurun. Burada önemli olan görevi mükemmel yapması değil ona anlamsız gelen bir şeyi yapmaya çabalamasıdır. Geri bildiriler ile eleştiri karıştırılmamalı. Geri bildirim ile çocuğun karakteri değil yaptığı davranışın göreve uygunluğunu içermeli. “Ödevini yaparken konunun seni çok zorladığını gördüm. Diğer sorulara göre biraz daha zaman üzerine düşündün sanki. Ama sen pes etmedin ve üzerinde çalışmaya devam ettin”.

Verilen görevlerin çocuğunuzu zorladığını düşünüyorsanız görevleri basamaklara ayırarak yapasını isteyebilirsiniz. “Odanı topla” demek yerine “masanın yerdeki oyuncaklarınla oynamıyorsan yerine yerleştirmen üzerine basıp canının yanmasını önleyebilir, sen ne dersin. Bence bunu halledebilirsin” diyerek hem emir yüklü olmaz hem de nedenini açıklamış olabilirsiniz.

Verilen görevi takip ederken “buradaki hareketi sevdim yeni bir tarz sanki”, ya da yukarıdaki bir rafa uzanırken “uzanmak çok zor görünüyor ama sen üstesinden geldin, çok iyi bir zıplamaydı/ güvenle oraya ulaşmanın bir yolunu buldun” gibi ifadeler hem çocuğun içsel motivasyonunu artırır hem de takip sırasında kendisini rahatsız hissetmez. Daha küçük çocuklarda veya sevilmeyen görevlerde oyuncu bir tutum sergilemek çocuğu sorumluluk için iş birliğine daha hevesli hale getirecektir. “5’e kadar saydığımda bakalım burada kaç tane oyuncak toplanmış olacak, senin bir tahminin var mı? Bencee 3 oyuncak sepete girer sadece. Hadi başla ben sayıyorum” gibi. Burada ise çocuğun yaşı, kapasitesi ve becerileri göz önüne alınarak örnekler çoğaltılabilir, görevler ve süreler yapılandırılabilir.

Klinik Psikolog Duygu ERTEN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 + = 20

ÜCRETSİZ SİZİ ARAYALIM